• DOLAR

    Alış:5.4708 Satış:5.4742
  • EURO

    Alış:6.1409 Satış:6.1484
  • ÇEYREK

    Alış:338.06 Satış:345.95

UÇUŞ KORKUSUNU YENMEK VE SON SÖZ

Adnan Koşcağız

Adnan Koşcağız

UÇUŞ KORKUSUNU YENMEK VE SON SÖZ

  • 12 Mart 2018, Pazartesi 11:56

      Fobilerin hemen hepsi insanın ruhunda tahribat yaratır. Hepsi kötüdür çünkü yaşamı engeller ama uçuş fobisi bunların içinde en zor olanıdır. Çünkü günümüz dünyasında uzun yolculukların çoğu uçakla yapılıyor ve uçamıyorsanız pek çok ülkeye gitme ve orada iş yapma-gezme-yaşama şansınız kalmıyor demektir.


      Uçak fobisi olan pek çok kişi de günlük yaşamlarında cesur, atik, başarılı kişilerdir. Ancak uçuş fobisi bir hastalıktır, tedavisi mümkündür. Tedavide öncelikle kişinin başka fobilerinin, depresyon, stresle ilgili bozukluklar, madde kullanımı gibi başka ruhsal sorunlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Sorunun sebebine, şiddetine ve doğasına göre ilaç tedavileri ya da psikoterapiler uygulanabilir. Psikoterapilerde hastanın uçuşla ilgili olumsuz algı ve yanlış düşüncelerinin değiştirilmesi, pozitif koşullanma, sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme tekniklerinin öğretilmesi ve üstüne gitme ile fobinin yenilmesi mümkün olmaktadır.”


      Uçuş korkusunu yenmenin ilk aşaması belki de başta geleni havacılık hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bir uçak güvensizse dünyanın her yerinde uçuştan men edilir. Bu sektörde güvenlik söz konusu olduğunda masraftan kaçınılmaz. Uçuşla ilgili her olay defalarca kontrol edilir. Bugün bindiğimiz ticari uçakların hepsi yedek sistemli olarak yapılmıştır, yani bir sistem ola ki çalışmazsa onun görevini üstlenecek başka bir sistem, hatta üçüncü bir sistem bulunmaktadır. Bu çifte güvenliğe uçuş personeli de dâhildir.


      Arabamızı her yola çıkışından önce birçok teknisyenin gözden geçirmediği, her an yedek bir şoförle araç kullanmadığımız ve her yıl uçak kazalarında ölenlerden defalarca kat fazlasının karayolu kazalarında öldüğü düşünülürse uçaklar oldukça güvenilirdir. Her 4,5 milyon uçuştan birinde kaza olurken, her 14.000 karayolu aracından biri kaza yapmaktadır. Yaya olarak yürürken kaza geçirme oranı bile uçak kazasından 2 kat daha yüksektir. Çoğu zaman uçuş fobisi olanlar, uçak kazasında kurtulma ihtimali olmadığını belirtirler. Oysaki bu yanlış bir inançtır. Uçak kazalarının %’inde hiç can kaybı olmaz. Uçak en sağlam, darbelere en dayanıklı bir ulaşım aracıdır.


      Eh artık geldik ömrün son demlerine, artık en büyük korku ile yüzleşmeye başlıyoruz… Tüm hayatın korkularının son bulduğu ve anlamsız geldiği, her şeyin birden boş göründüğü gerçek üstü yanlarımızı açığa çıkartan ölüm korkusudur ve ondan kaçışın yoktur.


      Ölümde, bireyin çevresinden ve alışkanlıklarından ayrılma korkusu vardır. Bir ‘Bilinmeyene’ geçişin tedirginliği ile hareketlerinde birtakım saldırganlıklar gözlemlenmeye başlar. Nedense insanların korktukları şeylerin başında hep ölüm gelmektedir. Belki de bilinmeyen, bir puslu ortama geçişin algılanamayışından. Birey, ölüm ve ölüm ötesi değerlendirmeler üzerine o kadar az eğilmiştir ki, bunları böyle görmesini olağan karşılamak gerekir.


      Mevlânâ der ki;
“Biz gittik kalanlar sağ olsun.
Doğan, eninde sonunda ölür.
Gök kubbede oturanlar iyi bilir,
Damdan bir taş atıldı mı, düşer.
Hırsı bırak, kendini boş yere harcama.
Bu toprak altında, çırak da bir, usta da.
Hiç naz etme a güzel,
Bu mezarda ne şirinler var, ne şirinler.
Ferhat gibi yok olup gittiler.
Direği yelden yapı, a güzel,
Dayansa dayansa ne kadar dayanır?
Kötü idiysek, geçtik gittik, kötülüğümüzle,
İyi idiysek, hayırla anın bizi.
Zamanın tek eri olsan bile,
Bir gün gidersin sen de, tek tek gidenler gibi.”

      Gerçek şudur ki; Önemli olan ‘insan’ olarak doğmak değil, ‘insan’ olarak ölmesini bilmektir... Çünkü çevre ve toplum bugün insana, madde kıskacı içinde kendilerine bir başka türde düşünce üretme hakkını bile vermemektedir.
Dinlerin bile ölüm ötesini ceza ve cehennem senaryoları ile doldurduğu bu ortamda, biz garip kulların düşünceleri, yorumları ve üretecekleri sonuçları ne dereceye kadar tatmin edici olacaktır?
      Tüm korkularımızın içinde, kaçırdığımız ne çok güzellik var farkında mısınız? Sevgiler, hasretler, arzular, tutkular, tatlar, kokular... Uçmaktan da hayatı doya doya yaşamaktan da korkmayın.
SON…(Gökten Düşen Fısıltılar, roman “wattpad.com”)

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Sizce 3. havalimanı'nın ismi ne olması?
yukarı çık
Doğrulama: 205ef76e0e501b33