• DOLAR

    Alış:5.6509 Satış:5.6592
  • EURO

    Alış:6.324 Satış:6.3832
  • ÇEYREK

    Alış:414.28 Satış:424.04

KAPTAN YOLCUYU KOKPİTE DAVET ETTİ

Adnan Koşcağız

Adnan Koşcağız

KAPTAN YOLCUYU KOKPİTE DAVET ETTİ

  • 14 Ekim 2017, Cumartesi 11:03

Senenin dört mevsiminin en sevimlilerinden, bütün ağaçların, canlıların uyandığı bir ilkbahar mevsiminin, güzel bir pazar günü sabahı, erken saatte tüm uçuş ekibi, brifing odasında buluştu, kısa bir tanışmanın ardından ekibin çoğunun daha önce birlikte uçtukları ve birbirlerini tanıdıkları anlaşıldı. Brifing sonrası neşe ile uçağa gidildi ve hazırlıklar tamamlanana kadar birer kahve bile içildi. İkinci pilot da oldukça tecrübeliydi, hatta kaptan olmak için seçilenler arasındaydı, kaptan da ona son derece güveniyordu, yani her şey tüm ekibin istediği şekilde neşe ve emniyetle devam ediyordu. Yolcu alma zamanı gelmişti, bu hikâyenin yaşandığı dönemlerde uçağın kokpit kapısı kaptanın isteği doğrultusunda açık bırakılabiliyordu ve kaptan kokpite misafir kabul edebiliyordu.

      Kokpit hazırlıkları bitmişti, kaptan da yerinden kalkarak yolcuların yerlerini almalarını takip ediyordu, ayakta ve kokpit kapısının önünde duruyordu. Erkek, çok şık giyimli, kravatlı, kırk yaşlarında, yürümekte zorluk çeken bir yolcu uçak kapısından girdikten sonra, kabindeki yerine gitmek yerine sola döndü ve kaptana;

      -Biraz görüşebilir miyiz? diye sordu. Kaptan bu tür görüşmelere alışıktı, yolcular uçakla veya uçuşla ilgili merak ettikleri sorulara cevap aramaya çalışıyorlardı. Yine böyle bir soru geleceğini düşünerek;

      -Buyurun, dedi. Yolcu;

      -Ben yaklaşık bir senedir, ayda en az bir olmak üzere İzmir’e gidiyorum ve aynı uçakla geri dönüyorum, İstanbul’a evime döndüğümde eşim kahvaltıyı hazırlamış beni bekliyor oluyor. O günler ben çok neşeli oluyorum ve hayatım anlam kazanıyor. Çocukluğumun en büyük hayali, rüyalarımı süsleyen, hayatımda yapmak istediğim tek şey uçak kullanmaktı. Pilot olmak istedim, çok uğraştım ancak sağlığım bu isteğimi yerine getirmeme engel oldu. Kendimi işime adadım ve bu günlere geldim. Şimdi, beni kokpitte arka sandalyede gözlemci olarak uçurur musunuz? Dedi.

      Kaptan yolcunun gözlerine baktı ve yalvaran ifadeyi gördü, ona uçuş ve havacılıkla ilgili birkaç basit soru sordu, baktı ki her soruyu tam ve eksiksiz biliyor;

      -Buyurun içerde görüşelim diyerek onu kokpite davet etti. Yolcu o kadar bilgiliydi ki, ikinci pilotu terletmeye başlamıştı bile, sonunda sorular bitti ve meraklı yolcu kokpitte kalmanın sevincini yaşıyordu.

      Kısa bir tanışma faslından sonra kaptan iki yıl önce inişte başına gelen bir hadiseyi kokpitteki misafirine anlatmaya başladı.

      -Yine sizin gibi, bir yolcu kokpitte uçmak istiyordu ancak o meraktan değil, korkusunu yenmek için kokpitte olmak istiyordu ve Hava Yolları Yönetim kademesinden kokpitte uçabilir şeklinde bir yazı getirmişti. Bayan yolcu da sizin gibi, gözlemci koltuğunda oturuyordu ve sıkıca bağlanmıştı. Uçağın kalkış için yerden kesiliş anında tiz bir çığlık atarak başını sağa sola vurdu ve derin derin nefes alıp vermeye başladı;

      -Hanımefendi iyi misiniz? diye sordum ve;

      -İyiyim siz bana aldırmayın, cevabını verdi. Daha sonra, yolcu sakinleşmişti iniş paternine kadar hava yolculuğunun ne kadar güvenli olduğu, korkulacak bir yönü bulunmadığı konuşuldu. Bayan hiç yerinden kalkmadan hiçbir şey yiyip içmeden yolculuğun sonuna kadar orada oturdu. İniş için tüm hazırlıklar tamamlanmış, güzel Adana havasında sakin sakin piste yaklaşıyorduk, “çok da güzel yaklaşıyorum, güzel bir iniş olacak, yolcu da rahat edecek” diye içimden geçiriyordum. Yere yükseklik yaklaşık otuz metrede pistin içinde iken ani bir rüzgâr değişikliği uçağı biraz salladı, işte o anda sanki kıyamet koptu. Arkada bağlı oturan yolcu nasıl yerinden kalktı ve arkamdan kollarıma sarılarak kendine doğru çekmeye başladı bilemezsiniz. Bu anda daha rahat olan sol elimle inişi tamamlarken, sağ dirseğimle yolcunun karın boşluğuna bir darbe indirdim, kadının elleri gevşedi ve oraya yığıldı. Bu arada kumandayı diğer pilota verecek zaman da yoktu, kumandaları diğer pilota vermek daha emniyetsiz olacaktı, biraz sert olmakla birlikte iniş emniyetle tamamlandı. Telsizle uçuş kulesine bir yolcunun rahatsızlandığını ve ambulansa ihtiyaç olduğunu bildirdim.

      Ambulansla birlikte gelen doktor yolcunun herhangi bir rahatsızlığı olmadığını, darbeden dolayı bir anlık bir kasılma olduğunu bildirdi. Yolcu defalarca benden ve uçuş ekibinden özür diledi ve uçuş fobisinin olduğunu bunun için ilaç da aldığını, ama bu korku ile baş edemediğini söyledi, bundan böyle kesinlikle uçağa binmeyeceğini de ifade ederek terminale doğru yürümeye başladı.

      Kaptan bunları anlattıktan sonra gülerek ‘Tabii ki sizden böyle bir davranış beklemiyorum’ diye de ilave etti.

DEVAM EDECEK…(Gökten Düşen Fısıltılar, roman)

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Sizce 3. havalimanı'nın ismi ne olması?
yukarı çık
Doğrulama: 205ef76e0e501b33